(25)
Deniz elinde içeceklerle geri geldiğinde Gizem' in elindeki telefona kıpırdamadan bakarken buldu. ' Ne oldu, yoksa haber mi geldi? ' diye soran Deniz de heyecanlanmıştı. Gizem sonra kendine gelip de ' aramış, hemde pek çok kez ' diye karşılık verdi.
' Eee kızım arasana o zaman. Ne bekliyorsun? Hadi durma ara. ' dedi Deniz de. Gizem bir an için tereddüt etse de arama tuşuna bastı heyecandan bayılmak üzereydi adeta. Telefon daha ilk çalışında açıldı. ' Gizem aşkım. ' diye cevaplayan Barış belli ki Gizem' in aramasını bekliyordu. Gizem ' Neden bu kadar geç aradın? Çok merak ettim. ' diye sorunca Barış başına gelen olayları her ayrıntısına kadar anlattı. Gizem' in verdiği tepkilerden Deniz de birşey anlamıyordu. Çok meraklanmıştı arada Gizem' i dürtüyordu ne olduğunu anlamaya çalışırcasına. Gizem' in ciddi ciddi karşısındaki kişiyi dinlediğini ve kendisine cevap vermeyeceğini anlayınca o da beklemeye koyuldu.
Uzun süren telefon konuşmasını kapatırken Gizem, Barış' a ' Çok geçmiş olsun aşkım. Şimdi iyisin ya gerisi önemli değil. Çok merak etmiştim seni, içimde de sıkıntı vardı demek ki başına bunlar gelecekmiş.' dedi. Deniz de yerinde duramıyordu artık. ' Ne olmuş anlatsana ' der gibi bakıyordu Gizem' e. Gizem ' Tamam aşkım senin iyi olduğunu öğrendim ya içim rahat şimdi. Sende dinlen şimdi. Öpüyorum seni sonra görüşürüz. ' dedikten sonra telefonu kapattı ' Nihayet. ' diyen Deniz de hemen ' Ne olmuş be kızım hadi anlatsana artık çatlıcam meraktan ' dedi. Gizem de ' Dur bir dakkika şu meyve suyumu versene. ' dedi ' Önce kendime geleyim bir dakika. ' dedi yeniden ve meyve suyundan bir yudum daha aldı.
' Anlatıcam ama sözümü kesmeden dinleyeceksin, yoksa anlatmakta zorluk çekerim zaten şu an bile toparlayamıyorum cümleri, nasıl anlatacağımı bilemiyorum. ' dedi ve Deniz' den onay alınca başladı Barış' ın başına gelenleri anlatmaya.
' Tutuklamışlar. ' dedi ' Hemde kaçakçı zannederek. ' ' Ne kaçakçı mı? ' diye tekrar eden Deniz heyecanına yenik düştü ve tekrar dinlemeye başladı konuşmadan Gizem' i.
Uçaktan iner inmez havaalında kontrol yapmışlar. O uçakta Barış Kozanoğlu diye yolcu listesini gören polisler inenleri kimlik kontrolünden geçirmişler. Tabii bizimkinin adı soyadı. Hemen kapmışlar bunu. Arkadaşları da şaşırmış kendi gibi ne olduğunu anlamadan tutuklamışlar. Sonra tabii karakol falan bu anlatmaya çalışmış kendini ne olduğunu, neden tutuklarıklarını falan sormuş. Yanlışlık yaptıklarını da ama tabii inandıramamış kendini. İşte kısaca onu aynı isim ve soyadtaki kaçakçının tekiyle karıştırmışlar. Tabii adamın tipi de tarife uyunca götürmüşler bizimkini. Büyük bir operasyonmuş işte, her yerde aranıyormuş adam. Neyse bizimki olmadığını anladıktan sonra ifadesini alıp yollamışlar. Tabii anlatana kadar ecel terleri dökmüş. Arkadaşlarıda gelince onunla hepsini araştırmaya almışlar ama söyledikleri gibi temiz çıkınca salıvermişler.
Tabii beni arayamaması da bu yüzdenmiş. Bu kadar. '
' Vay bee... ' diye can kulağıyla dinleyen Deniz, ' Aynı filmlerdeki gibi desene kızım ' dedi Gizem' e. Ne aksiyon ne macera... Acayip şaşırdım film gibi gerçekten de. Demek ki bizim gibi insanlarında başına gelebiliyormuş böyle olaylar ' dedikten sonra ' Ooh bee şimdi rahatladım işte. ' dedi Deniz Gizem' e eliyle hafifçe koluna vurarak. ' Hadi gözün aydın, geçmişler olsun arkadaşım. ' deyip birbirlerini öptüler sevinç içinde.
Kızlar şimdi mutluydular. Tekrar denize girmeye karar verdiler. Bu sefer kendilerini daha özgür hissettiler. Diledikleri gibi yüzdüler. Zaten bugün son günleriydi burada, yarın sabahtan yola çıkacaklardı belki bir daha denize girme fırsatı bulamayacaklardı.
Epeyce yüzdükten sonra odalarına çıktılar. Duşlarını alıp uzandılar yanyana. Hala Barış' ın başına gelenlere inanamıyorlardı. Konu hakkında konuştular ve Barış ile Gizem' in ilişkisi hakkında da. Sonra uykuya daldı ikiside. Uyandıklarında hemen hazırlandılar ve son akşam yemeği için indiler aşağıya.
Tarık da aşağıda kendilerini bekliyordu. Deniz onu görünce pek birşey hissetmedi ama son akşamları olduğu için onlara katılabileceğini söyledi. Hep birlikte yemeklerini yediler ve Barış hakkında konuştular. Tarık da Barış' ın başına gelenlerine inanamadı. Yemekten sonra kızlardan izin isteyip, onu aradı. ' Geçmiş olsun ' demek istemişti. Barış gitmeden önce birbirlerine telefon numaralarını vermişlerdi.
Tekrar kızların yanına gelince bara geçtiler hep birlikte. Çalan telefonla irkildiler boş bulunup da. Gizem' indi tabii çalan, arayanda Barış. Deniz' de ' Geçmiş olsun. ' dileklerini iletti Gizem aracılığıyla. Konuşması bitince o da yeniden aralarına katıldı gençlerin. Gizem de aslında Tarık'dan hoşlanmaya başlamıştı. İyi çocuktu. Neden hala Deniz istemiyordu onu anlayamamıştı doğrusu. Efe de ortalarda dolaşıyordu yine ama ne Deniz, ne de Efe birbirlerine bakacak gücü kendilerinde bulabiliyordu. Onların masası hariç herkese uğrayıp yine herzaman ki gibi ' İyi geceler, nasılsınız? ' muhabbettini yapıyordu.
Deniz artık onu önemsemiyordu. Zaten yarın evlerine dönüyorlardı. Dönüyor olmalarına seviniyordu nedense. Bu tatil çok uzun gelmişti kendisine, belki aradığı sonsuz aşkı bulalamıştı ondan da uzun gelmiş olabilirdi.
Bir süre daha barda oturduktan sonra son bir kez dolaşmaya kadar verdiler Yalıkavak' ı. Herşeyden konuşuyor ve geziyorlardı mutlu mutlu. Tarık da mutluydu o anda ama yarın Deniz olmayacaktı yanında. Buruk bir sevinç yaşıyordu aslında.
' Deniz ' dedi. ' Yarın gittikten sonra bana haber verir misin? Sağsağlim eve gittiğini bileyim. ' Deniz de şaşırdı bu ani konuşmaya ama ' Tamam ' demişti gülümseyerek gence. Anlamıştı aslında nedenini. Barış' ın başına gelenleri duyduktan sonra daha çok merak ederdi şimdi Tarık. Hem o Deniz sevmese de kendisini deli gibi seviyordu.
Bir umut vardı içinde belki İstanbul' a gidince bir şansı olabilirdi birlikte Denizle. Veda etmediler o gece. Yarın sabah kalvaltıda yanlarında olacaktı. Şimdi çok erkendi daha veda için bir gecesi daha vardı onu yanında hissetmenin. Odalarına çıktıklarında kızlar, vakit epey geç olmuştu. Hemen yattılar ve günün yorgunluğu kendisini göstermişti.
Sabah çalan telefon zilleri ile ikiside zıpladı yataktan, odayı son bir kez kontrol ettiler. Herşeyleri almışlardı. Giyinip hazır olduklarında bavullarını da yanlarına alarak indiler buradaki son kahvaltılarını yapmaya. Tarık onlardan sonra gelmişti yanlarına, uykusunu alamadığı belli oluyordu yüzünden. Kahvaltı tabağını alıp yanlarına oturdu kızların. Kahvaltı da bitince ' Yolcu yolunda gerek ' deyip, ' Hadi artık gidelim. ' dedi Gizem. Tarıkla vedaştı. Deniz de Tarıkla vedalaştı. ' Kendinize dikkat edin. Dediğim gibi gidince ara beni Deniz. ' dedi ve sıkıca sarıldı sevdiğine. Deniz de ' Tamam ararım. ' dedi tekrar. Taksiye bindiler ve buradaki tatillerine veda ettiler.
Acıcıyla tatlısıyla iki hafta geçirmişlerdi tam olarak. Efe' ye ' Allah' a ısmarladık ' bile dilemediler. Gece son kez görmüşlerdi. ' Gittiklerine sevinecek miydi acaba? ' diye aklından bir düşünce geçti Deniz' in. Çokta umursamadı sonra unuttu gitti ama uçak havalanıp kalkınca tüm yaşadıkları burada gözlerinin önünden geçerken, Tarık' a odaklandı birden. İçinde belli belirsiz bir sızı da hissetti. Acaba hoşlanmış mıydı ki gençten?
Gizem' in aklında da Barış vardı. Başka hiçbirşey geçmiyordu düşüncelerinden. Birbirlerine bakınca Deniz, Gizem 'e ' Ben galiba Tarık ' dan hoşlanıyorum. ' diye itiraf etti. Gizem çok sevindi bu duruma ve ' Geç olsun, güç olmasın. ' deyip arkadaşını öptü.
Bir Halikarnas hikayesi de burada
BİTTİ.
NeS
Eski dostlar, eski dostlar…
-
Güzel anılarımın geçtiği bir Nargile kafeteryasında, yıllanmış arkadaşlarla
bir araya geldim. Şarap gibiydi hepsi. Zaman, bedenlere zalim, akıllara
cömert...
11 saat önce
7 sevindir şu garibi :):
İlk yorumum kendime. Paşa' nın sık boğaz etmesine daha fazla dayanamayıp az önce yazmış olduğum hikayenin son bölümü sizlerle paylaşıyorum sonunda. Eksiğiyle, yanlışıyla. Affola... :) Bitti de kurtuldum sonunda.
Takipçilerime sevgilerimi sunarak, çıkmazdan kurtulmamı sağlayarak bana fikir veren Paşa' ya ve sizlere teşekkürlerimi sunuyorum. :)
ay canım yaa çok güzeldi ve seni tebrik ederim ben ne yaptım ki sadece msn de seni habire dürttüm:)))gerek konusu, gerek yazım imlası gerekse akışıyla güzel bir hikayedi biz teşekkür ederiz..
AMA kurtuluş yok tekrar başka hikayelerle görüşmek üzere yoksa MSN de kafayı yersin:))))
Paşa ___ Teşekkür ederim canım ya beğenmene sevindim. Yapabilmişim demek. :) Hikaye olayı nasıl başladı bende bilmiyorum valla da devamı şimdilik zor gibi. Bakalım ilham falan gelirse belki. Hikaye yoksa yazacak konu bulmam lazım birşekilde hadi hayırlısı bakalım. :)
yeni hikayelerini bekliyoruz o halde ness cim :))
Hıım, hafif bezmişlik izleri var, ama girdiğin cendereden iyi çıkmışsın. Fikrine sağlık. :)
Umarım yeni hikaye için ilham gelir yakında.
bende beğendim güzle mutlu bir son olmuş herşeyden öenemlisi yazdıkların insanı sıkmadan kolayca okunabiliyor akıcısın yani tebrikler canım dahası da gelecektir ama kendini sıkmadan
HaYaL MeYaL , Kerim ve GeCe ___ Hepinize teşekkürler. Hikayelerimde beni yorumlarınızla ve takipleriniz de yalnız bırakmadığınız için. Yeni hikayelerle inşallah görüşmek ümidiyle... :)
Yorum Gönder